Ana Sayfa__| Sergi Hakkında |
Basın__| Ulaşım
 

1

9

1

4

-

1

9

1

8

  Savaş Yılları-4
__________________________________

Devletin teşvik ve müdahelesini bir ön koşul olarak gören ve ulusal kentsoyluyu yaratmaya yönelik “Milli İktisat” görüşü, savaş koşullarında dahi geçerliliği olan yaygın bir söylemdi. Kalkınma ve modernleşmenin asıl itici gücü olarak değerlendirilen bu model, yerli kentsoylunun yerli kaynaklarla oluşturulmasını öngören bir yaklaşımla, bir tür sermaye birikimini meşru kıldı.

Bu dönemde, İç Anadolu’nun artan bir önemi vardı: Birinci Dünya Savaşı sırasında, İstanbul’un Batı ile olan ticaret yollarının büyük ölçüde kapanması ve buna bağlı olarak, İstanbul nüfusunu besleyecek hububat akışının görece azalması sonucu, başkentin Anadolu’ya bağımlılığında çarpıcı bir artış söz konusu oldu. Bu süreç, Osmanlı iktisadının modern bir ulusal iktisada evrilmesinin önemli aşamalarından bir tanesiydi; özellikle Anadolu’yla kurulan ilkel ulaşım araçlarıyla, İç Anadolu çiftçisinin hububat üretimi, İmparatorluk başkentine akmaya başladı. “Anadolu’dan İstanbul’a hububat sevki, savaş yıllarının en kârlı faaliyeti olarak ortaya çıktı. Savaş sevkiyatının da tıkandığı demiryolu şebekesinden buğday nakli için vagon tahsis edebilen tüccar, İstanbul’a getirdiği gıda maddelerini spekülatif kârlarla pazarlama imkânını buldu.” Korkut Boratav, Türkiye İktisat Tarihi, 1908-2002, İmge Kitabevi, İstanbul, s.29.

Ankara'nın buğday arpa üretimi çok büyüktü. Sürekli olarak vagonla çoğu İstanbul'a olmak üzere sevkiyat yapılırdı. Ankara'nın tanınmış Müslüman ve dost insanı herhalde boşluktan bıkmış, böyle bir iş yapmaya karar vermişlerdi.“İstanbul’da bir çok ambar tutulmuştu. Gelen mallar bu ambarlara konur, vagon bulundukça İstanbul’a yollanır, oradan da Avrupa’ya giderdi. İstasyon ambar müdürü Yorgiadis Efendi’den vagon almak için gözünün içine bakardık. Denk başına 20 kuruş komisyonumuz vardı, bu büyük paraydı. Halimizden memnunduk”.

Birinci Dünya Savaşı’nın olanca ağırlığına karşın, ulusal sermayeli şirketlerde görece bir artış söz konusuydu: özellikle, 1913’te yürürlüğe giren Teşvik-i Sanayi Kanunu’yla devlet, ulusal sanayiyi kurucu ve koruyucu bir nitelik edindi.

Kişisel Tarih >> Sosyal Tarih >> Siyasi Tarih >>
Çocukluk Günlerim Hürriyet’in İlânı, İkinci Meşrutiyet Savaş Yılları Kurtuluş Savaşı Atatürk ve Cumhuriyet İnönü ve Savaş Yılları
Geçiş Yılları \ Çok Partili Yıllar Demokrat Parti Yıllar Büyüme Yılları İmparatorluk Emekliliğim Vasiyetim